Otizmli çocuklarda ilk fark edilen sosyal iletişim güçlüklerinden biri, göz teması kurmakta yaşanan zorluklardır. Çoğu aile için bu durum ilk alarm işaretlerinden biri olarak dikkat çeker. Süreç; seslenildiğinde tepki vermeme, ortak etkinliklere katılmama, kendi dünyasında kalmayı tercih etme gibi davranışlarla devam edebilmektedir.
Yaş ilerledikçe bazı çocuklarda öfke nöbetleri, kendine ya da çevresine zarar verici davranışlar, dış dünya ile uyum sorunları ve sosyal ortamlarda bulunmaya yönelik tepkiler de bu tabloya eşlik edebilmektedir.
Ailelerin en çok zorlandığı nokta da genellikle burada başlamaktadır. Alışverişe çıkmak, misafirliğe gitmek, misafir ağırlamak ya da sosyal ortamlarda bulunmak gibi günlük yaşamın doğal parçaları zamanla aile için zorlayıcı deneyimlere dönüşebilmektedir. Bu durum yalnızca çocuğu değil, aileyi de sosyal yaşamdan uzaklaştırarak yalnızlaşmaya itebilmektedir.
Bu nedenle ailelerin yaşadığı bu zorlu yolculukta, yalnızca çocukla değil aile ile birlikte çalışmayı önemsiyoruz. Sosyal yaşam içerisinde nasıl yol alınabileceği, karşılaşılan durumlarla nasıl baş edilebileceği ve günlük yaşamın nasıl daha işlevsel hâle getirilebileceği konularını kamp programlarımızın önemli bir parçası olarak ele alıyoruz
Amacımız; aile içi iletişim ve sosyalleşmeyi desteklemek, aynı zamanda ailenin sosyal yaşamını da dikkate alarak her aileye kendi ihtiyaçlarına uygun bir yol haritası sunmaktır. Bu doğrultuda, çocuğun ve ailenin dış dünyaya daha uyumlu şekilde katılım sağlayabilmesi için kişiye özel davranış modelleme ve rehberlik desteği vermekteyiz. Çünkü sosyal gelişim yalnızca çocuğun değil, tüm ailenin birlikte güçlendiği bir süreçtir.