Fiziksel ve Bilişsel Destek Programı

  • Home
  • Fiziksel ve Bilişsel Destek Programı

Otizmli çocuklarda ilk fark edilen alanlardan biri, fiziksel ve bilişsel gelişimde yaşanan farklılıklardır. Bu nedenle çözüm sürecinde de ilk ihtiyaçlar arasında özel eğitim, ergoterapi ve benzeri eğitsel destekler yer almakta; çoğu zaman yoğun terapi programlarıyla sürece başlanmaktadır.

Bireyin doğumdan itibaren bedensel ve devinimsel özellikleri zamanla şekillenir. Özellikle 2–6 yaş arasında kaba ve ince motor becerilerin, algı ve bilişsel gelişimle uyum içerisinde ilerlemesi yaşamın doğal gelişim sürecinin önemli bir parçasıdır.

Bu akışta yaşanan gelişimsel kırılmalar elbette eğitim programlarının konusu olmaktadır. Ancak motor beceriler, kas tonusu, algı, hafıza, dikkat ve odaklanma gibi alanlar birlikte ele alındığında gelişim sürecinin çok daha etkili şekilde desteklenebildiğini görmekteyiz.

Bu nedenle Beyin – Beden – Zihin çalışmaları kapsamında, "İlkel Refleks Gelişim Programı" da dâhil olmak üzere tüm uygulamalarımızı bütüncüllük ve devamlılık anlayışıyla planlıyor ve takip ediyoruz.

İlkel refleksler, anne karnından başlayan gelişim sürecinin doğal bir parçasıdır. Normal gelişim seyrinde bu reflekslerin zamanla yerlerini daha ileri düzey becerilere bırakmaları beklenir. Ancak bazı durumlarda ilkel reflekslerin devam etmesi, çocuğun gelişim sürecini etkileyen önemli bir faktör olarak karşımıza çıkabilmektedir.

İlkel reflekslerin beklenen zamanda bütünleşmemesi durumunda; dikkat ve odaklanma güçlükleri, denge sorunları, motor becerilerde zorlanma ve yaşıtlarından geride kalma gibi durumlar gözlemlenebilmektedir. Bu nedenle konu büyük bir hassasiyetle ele alınmakta, ailelere de sürecin devamlılığını sağlayabilmeleri adına gerekli gelişim programları ve uygulama bilgileri aktarılmaktadır.

Dikkat ve odaklanma, bedensel farkındalık ve kontrol, duyusal uyumlanma gibi alanlar çocuk özelinde bütüncül olarak değerlendirilirken; ev yaşamında ailenin bu gelişimi nasıl destekleyebileceğine yönelik çalışmalar da takip programımızın önemli bir parçasını oluşturmaktadır.

Çünkü hiçbir eğitim yaklaşımı aileden ve çevresinden bağımsız değildir. Kalıcı gelişim, yalnızca uzmanların yürüttüğü çalışmalarla değil; aile, çevre ve günlük yaşamın birlikte desteklediği bir süreçle mümkün olmaktadır.

Bu nedenle inanıyoruz ki;

"Hiçbir eğitim yaklaşımı aile ve çevresinden bağımsız değildir ve hiçbir şey tek başına çözüm değildir."